Lütfen Javascripti Aktif Ediniz
  • video_woman_cover3
    HABERLER
    LÜTFEN AZ KULLANINIZ, TUZUNUZ PURELIFE BİLE OLSA…
img

NYC Gıda San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Nuri Kızıltaş'ın Perakende Çağı Ropörtajı.

"Purelife isminin Himalaya Tuzu ile özdeşleşmesi bizi çok mutlu ediyor. Doğal Tuz akımını başlatarak bir cok rafine tuz üreticisini de Doğal Tuz'a teşvik ettik. Nihayetinde kazanan tüketici oldu."

  • Sizi tanımayanlar için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

İş hayatıma gece lisesinde okurken manav dükkanı işleterek başladım, yani ben de bir perakendeciydim. Masanın öbür tarafını küçük yaşta öğrendiğim için, perakendede ne satılabilirliği ve nasıl satılabilirliğini bu geçmiş tecrübem sayesinde sezebildiğimi düşünüyorum. Sonrasında Marmara Üniversitesi’nden mezun oldum ve ilaç sektöründe görev aldım. Uzun yıllar Eczacıbaşı İlaç Grubu’nda Tanıtım ve Satış Müdürlüğü görevlerinde bulunup birçok uluslararası şirkette üst düzey yöneticilik yaptım. Ayrıca sağlık konusunda bir de kitabım bulunmaktadır.

  • Himalaya Tuzu’nu Purelife markasıyla Türkiye ile tanıştırdınız. Neden Himalaya Tuzu?

Yıllar önce, profesyonel iş yaşamı dönemimde hekimim Himalaya Tuzu kullanmam gerektiğine dair tavsiyede bulundu. Araştırıp konunun içine girdiğimde gerçekten kullanmam gereken tuzun Himalaya Tuzu olduğuna karar verdim ve bu ürünün doğanın bize bir armağanı olduğu kanaatine vardım. Uzun bir arayıştan sonra Himalaya tuzu denen o dönem kimsenin adını sanını duymadığı bu tuzu nihayet bir aktardan bulup aldım. Ancak sonradan öğrendim ki aldığım ürün bambaşka bir tuzmuş! Sahte Himalaya Tuzu aldığımı farkettiğim o gün karar vererek doğal tuzu, orjinal Himalaya Tuzu’nu tüketicilerimizle buluşturma misyonunu üstlendim.

  • Sonrasında süreç nasıl işledi?

2009 yılında Purelife markasıyla raflara girmeye başladık. Bu, rafine edilmemiş bir tuzun süpermarkette yer alması açısından bir ilkti! Tüketici bu ürünü hiç duymamıştı ancak yeniliğe açıktı. İnsanlarımızın doğal ve işlenmemiş ürünlere farkındalığının artması ve yetkin ekibimizin bu ürünü objektif olarak tanıtması ile Himalaya Tuzu’na ilgiyi çektik. Purelife ismimizin güçlü olması da tüketicinin güvenini kazanmak açısından faydalı oldu. Bugün Purelife isminin Himalaya Tuzu ile özdeşleşmesi bizi çok mutlu ediyor. Doğal tuz akımını başlatarak birçok rafine tuz üreticisini de doğal tuza teşvik ettik. Nihayetinde kazanan tüketici oldu. Bu da hem bizi hem de perakende kanadını mutlu etti.

  • Tüketici bu tarz ürünleri organik mağazalardan almaya alışıktı. Niçin marketi tercih ettiniz?

Her şeyden önce market girişimcilerimiz gerçek anlamda ticareti bilen müteşebbislerdir. Yani, amatör değillerdir, çekirdekten tüccardırlar diyebiliriz. Bu nedenle hemen hemen her ürün grubunda doğru adresin market olduğuna inanmaktayım.

  • Himalaya Tuzunu market kanalına kazandırdınız ancak bu market kanalına kazandırdığınız ilk ürün değil, değil mi?

Evet. Bundan önce profosyonel olarak çalıştığım şirkette Sensodyne, Paradontax ve Corega gibi ağız bakım ürünlerini market kanalına listeleyen ekibe liderlik ettim. Çok öncesinde de yine OK Condom’u ilk kez süpermarketlerde satışını yapan ekibin Tanıtım ve Satış Müdürü’ydüm.

  • Neden Purelife?

Tuz, bir temel gıdadır hemen herkesin kullandığı hassas bir üründür. Bu yüzden özellikle doğal tuz endüstrisinin etik ve ahlaki değerlere uyan profesyonellerce ele alınması gerektiği kanaatindeyim. Purelife olarak Himalaya Dağı’ndan çıkarttırıp ülkemize gıda olarak ithal ettiğimiz tuzlarımızın tüm elde ediliş aşamasını yakından takip ediyoruz. Makine kullanmadan çıkarılan bu doğal tuzlar su ile yıkanıp güneş altında kurumaya bıraktırıyoruz ve bunlardan en kaliteli olanları seçip ülkemize getiriyoruz. Himalaya bölgesinde değişken maliyetlerde birçok özel şirket tuz çıkarıyor. Maliyetine bakmadan en iyi tuzu getirmek çok önemli ve bu konudaki hassaslığımızın büyük fark yarattığını söyleyebilirim. İstanbul’daki ISO 22000 belgeli tesisimizde iyotlu tuzlarımızı UNICEF’in projelendirdiği özel iyotlama sistemimizle iyot minerali ile rafine etmeden zenginleştirebiliyoruz ve bu alanda da fark yaratıyoruz. Sterilizasyonu temel ilke edindiğimiz bu aşamalarda iyotlu ve iyotsuz tuzlarımızı paketliyoruz. Doypack ambalajlarımızın koyu renk seçimlerinde bile ürünlerin ışık sebebiyle minerallerini kaybetmemesi amacıyla hareket ettik. Diğer ürünlerimizde cam şişe ve seramik değirmen kullanımına önem verdik. Böylece tüketicilerimiz bu ambalajlarını tekrar tekrar kullanabiliyor! Bir ürünü tekrar alacak olan müşterinin sadece memnun olan müşteri olduğunun bilincindeyiz.

  • Sloganınız “Lütfen az kullanınız, tuzunuz Purelife bile olsa…” Tuz satıyorsunuz ama tüketicilerinizi az tuz kullanmaya teşvik ediyorsunuz. Bu bir tezat değil mi?

7 yıldır bu sloganı kullanıyor ve bununla gurur duyuyoruz. Tüketicimize doğal tuz kullanmalarını ancak bunu da Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği gibi günde en fazla 6 gram kullanmaları gerektiğini anlatıyoruz. Bunu kitabımda da çokça belirttim. İnsanları az tuz kullanmaya teşvik ediyoruz ancak pazar payımızı büyütmek istiyoruz. Bu nasıl olacak derseniz cevabım “daha çok insana ulaşarak” olur. Hatta bazı tuz şirketleri de bu mottomuzu kendi mottoları haline getirmeye başladı ve bundan büyük mutluluk duyuyoruz. Sonuçta kazanan tüketici oluyor ve bu da ruhsal tekâmülümüzü sağlamamıza yetiyor!

  • Gelecekle ilgili hedefleriniz nelerdir?

Son dönemde çıkardığımız Acı Chili Biberli ve Karışık Baharatlı Himalaya Tuzu ürünlerimizle Avrupa ve Amerika’da çok popüler olan “gurme tuz” akımını ülkemizde başlattık. Bu ürünlerle Türkiye’de en çok çeşitli tuz markalarından biri olduk. Ancak niyetimiz en çok çeşitli olmaktan ziyade daha çok kişiye ulaşarak market sirkülasyonunu artırmak ve tuz pazarında doğal tuzun büyük payı kapmasını sağlamak. 2009’da başlattığımız doğal tuz akımı zaten bu hedefe doğru hızla ilerlemekte. Oluşturduğumuz bu temeli reklamlarla destekliyoruz. Tüketicilere doğru ürünler sunmaya devam ederek de bu hedefe ulaşacağız.

  • Bir doğal tuz markasının reklam vermesi çok alışıldık değil, öyle değil mi?

Şirket olarak reklama çok önem veriyoruz; yüksek tirajlı gazetelerde özellikle Cumartesi ve Pazar eklerinde seri halde tam sayfa ilan çalışmaları yapıyoruz ve dijital basını etkili kullanıyoruz. Himalaya Tuzu’nu halen aktarda arayan ve markette olduğunu bilmeyen çok kişi var! Düzenli olarak sosyal mecralarımızda ve diğer dijital medya platformlarında bulunduğumuz süpermarket zincirlerini duyurma çalışmaları yapıyoruz. Çünkü bu gibi hassas ürünler aktardan ziyade daha profesyonel ve kontrollü olan market kanalından satın alınmalı. Bu yüzden reklam bütçemizin bir kısmını tüketiciyi bulunduğumuz marketlere yönlendirmeye harcıyoruz.